Diplomatik İlişkiler

Türkiye Cumhuriyeti ile Japonya Arasında Diplomatik İlişkilerinin Kurulması

Diplomatik İlişkilerin Kurulmasına Giden Tarihsel Kronoloji

 

Yıl

Yer

Olay

Önemli Kişiler

 

1868

Japonya

Japon İmparatoru Meiji Resterasyonu

İmparator Meiji

1

1871

İstanbul

Japon Prens Iwakura’nın sekreterlerinden biri olan Fukuchi Gen’ichirh’yanın İstanbul’a gelerek Osmanlı’nın Batı ile olan Kapütülasyonlarının işleyişini incelemesi ve raporlaması

Japon Prens Iwakura

Sekreter Fukuchi Gen’ichirh’ya

 

2

1871

Londra

Japon Dışişleri Bakanı Terajima Munenori, Japonya’nın İngiltere’deki diplomatik temsilcisi Ueno Kagenori’ye Türk- Londra sefiri ile ilişki kurarak o ülkedeki şartları incelemesini ve Japonya’yla Osmanlı Türkiye’si arasında bir ticaret ve dostluk antlaşması imzalama olasılığını görüşmesini emretmiştir

Japon Dışişleri Bakanı Terajima Munenori

Japonya’nın İngiltere’deki diplomatik temsilcisi Ueno Kagenori

3

1876

Londra

İstanbul

 

1876’da İngiliz siyasetçileri Rusya’ya karşı, Osmanlı Sadrazamı Mithat Paşa’ya yaklaşarak Osmanlıların Japonya ile sıkı ilişkiler kurmasını önermişlerdir.

Osmanlı Sadrazamı Mithat Paşa

4

1878

İstanbul

Japon savaş gemisi Seiki taşımakta olduğu bahriye öğrencileri ile İstanbul’a on iki günlük bir ziyaret yaparak uygun törenlerle kabul edilmişlerdir

 

5

1878-1880

St. Petersburg

Osmanlı sefiri Şakir Paşa ve Japon sefir Yanagihara Sakimitsu arasında Batı’ya tanınan kapitülasyon ve imtiyazlar benzeri bir anlaşmanın Japonya ile de yapılması konusu görüşülmüştür.

Rusya’nın Osmanlı Sefiri Şakir Paşa,

Japon sefir Yanagihara Sakimitsu

6

1881

İstanbul

Japon Yoshida heyetinin Osmanlı Devleti yöneticilerini ve padişahı ziyareti

II. Abdülhamid

Yoshida Masaharu

Albay Furukawa Nobuyoshi


 

 

Yıl

Yer

Olay

Önemli Kişiler

7

1887

İstanbul

İmparator Meiji’nin kardeşi Prens Komatsu ve eşinin İstanbul’da Padişah II. Abdülhamit’i ziyareti

II. Abdülhamit

Prens Komatsu

8

1890

Tokyo

Osmanlı Devleti fırkateyni Ertuğrul’un Osman Paşa komutasında Japon İmparatoruna iade ziyareti

Osmanlı temsilcisi Osman Paşa

9

1890

Japonya - Wakayama

Dönüş yolculuğuna Eylül’de yola çıkan Osmanlı firkateyni 16 Eylül 1890 günü sert bir tayfun nedeniyle Wakayama’da batmıştır.

 

10

1891

İstanbul

İmparator Meiji ve Japon hükümetinin taziyeleri ile birlikte Ertuğrul firkateyninden hayatta kalan çok az sayıdaki kişiyi Japon firkateynleri Hiei ve Kongo ile İstanbul’a geri göndermiştir.

Imparator Meiji

Japon Amiral Hyama Takanosuke

II. Abdülhamit

11

1892

İstanbul

Ilk Japon tüccar olacak ve daha sonraki yirmi yıl Japonya’nın gayrı resmi elçisi olacak olan Yamada Torajirh’da, Japon halkının Ertuğrul faciası nedeniyle topladığı taziye yardımını Bab-ı Ali’ye takdim etmek için İstanbul’a gelmesi.

Japon tüccar Yamada Torajirh (1866-1957)

12

1904-1905

Rusya –

Japonya

1904-1905’teki Rus-Japon savaşında Osmanlı Devletinin tarafsız kalması

Japon tüccar Yamada Torajirh’nin Osmanlının tarafsızlığını sefirlik göreviyle izlemesi

13

1904

Japonya

Osmanlı Albayı Pertev Demirhan’ın, Japon askeri güçlerinin tarafında görev alarak, tarafsız gözlemci olarak görev yapması

Albay Pertev Demirhan

14

1924

Ankara

1924 yılında Ankara'ya gelen ilk Japon sefiri Katsuji Debuchi’'dir. Debuchi, 1923 yılında Japonya'nın Washington Büyükelçisi iken, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilk tanıyan devletlerden Japonya adına Ankara'da büyükelçilik açmakla görevlendirilmiştir. Debuchi, 13 Ocak 1924'te Ankara'ya gelmiş ve 15 Ocak'ta Mustafa Kemal Atatürk'e güven mektubunu sunmuştur

 


 

Yıl

Yer

Olay

Önemli Kişiler

15

1925

Tokyo

İlk Türk Dışişleri diplomatı Fuat Togay maslahatgüzar olarak Tokyo’ya atanması

Fuat Togay

16

1925

Tokyo

Tokyo’da Japon-Türk Dostluk Derneğinin kurulması

Türkiye Tokyo Büyükelçiliği

17

1931

Ankara

Prens Takamatsu’nun Türkiye’yi ziyareti ve Atatürk ile görüşmesi.

G.M.K. Atatürk Prens Takamatsu  

18

1936

Tokyo

Tokyo’ya ilk Büyükelçi Hüsrev Gerede’nin atanması

Büyükelçi Hüsrev Gerede

19

1985

Tahran

İran-Irak Savaşı sürerken 1985 yılında Tahran’da mahsur kalan çok sayıda Japon vatandaşının Japon makamlarının yardım çağrısı üzerine Türk Hava Yolları tarafından Japonya’ya götürülmeleri.

Tokyo Türk Büyükelçiliği

20

2003

Tokyo

Japonya’da Türkiye Yılının kutlanması

Japonya Dışişleri Bakanlığı

21

2010

Ankara

Türkiye’de Japonya Yılının kutlanması

Türkiye Dışişleri Bakanlığı

22

2013

Ankara - Tokyo

Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin “Stratejik Ortaklık” düzeyine yükseltilmesi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı

Japonya Dışişleri Bakanlığı

 

23

2019

Tokyo

Japonya’da Türk Kültür Yılının kutlanması

Japonya Dışişleri Bakanlığı

24

2019

Tokyo

Türk Dışişleri Bakanı, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine sağladığı katkılar nedeniyle Japon İmparatoru tarafından 2019 yılında Devlet Nişanıyla taltif edilmiştir.

Dışişleri Bakanı Sn. Mevlüt Çavuşoğlu

 

Alıntı Kaynakları:

1)      Türkler, Cilt: 13 Sayfa: 149-161

2)      Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı WEB Sitesi

https://www.mfa.gov.tr/turkiye-japonya-siyasi-iliskileri.tr.mfa

 

 

 

 

Türkiye- Japonya Siyasi İlişkilerinin Kısa Özeti

 

Türkiye ile Japonya arasındaki dostluğun temelleri 19.yüzyılın sonlarına uzanmaktadır.

Sultan İkinci Abdülhamit’in Japon İmparatoru Meiji’ye mukabil hediyelerini ve dostluk mesajını götürmek üzere 1890 yılında Japonya’yı ziyaret eden Ertuğrul Fırkateyni dönüş yolunda Kushimoto açıklarında batmış ve 532 denizcimiz yaşamını yitirmiştir. Bu elim olay sonrasında önce Oşimalı Japon köylülerin denizcilerimizin kurtarılmalarına yönelik gayretleri, kazanın duyulmasıyla birlikte de Japon halkı ve makamlarının yaralılarımız ile şehitlerimizin ailelerine yönelik ilgi ve yardım kampanyaları Türk-Japon dostluğunun temellerini oluşturmuştur.

Bu bağlamda İran-Irak Savaşı sürerken 1985 yılında Tahran’da mahsur kalan çok sayıda Japon vatandaşının Japon makamlarının yardım çağrısı üzerine Türk Hava Yolları tarafından Japonya’ya götürülmeleri de ilişkilerdeki bir diğer insani dönüm noktasını teşkil etmiştir.

Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkiler 1924 yılında kurulmuş, Japonya nezdindeki ilk temsilciliğimiz 1925 yılında faaliyete geçmiştir.

2013 yılında “Stratejik Ortaklık” düzeyine yükseltilen siyasi ilişkilerimiz karşılıklı üst düzey ziyaretlerle hızla gelişmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız en son 27 Haziran-1 Temmuz 2019 tarihlerinde G-20 Osaka Zirvesi vesilesiyle Japonya’yı ziyaret etmiştir.

Sayın Bakanımız 4-6 Kasım 2018 tarihlerinde Japonya’ya ikili düzeyde resmi ziyarette bulunmuş, 22-23 Kasım 2019 tarihlerinde G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı vesilesiyle Nagoya’yı ziyaret etmiş, dönemin Japonya Dışişleri Bakanı Motegi’yle biraraya gelmiş, ayrıca Nagoya Başkonsolosluğumuzun açılışını gerçekleştirmiştir.

Sayın Bakanımız, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine sağladığı katkılar nedeniyle Japon İmparatoru tarafından 2019 yılında Devlet Nişanıyla taltif edilmiştir.

Son olarak, dönemin Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi 20 Ağustos 2021 tarihinde ülkemizi ziyaret etmiştir.

Japonya ile Türkiye arasındaki köklü ilişkilerin geliştirilmesi ve iki halk arasındaki bağların daha da güçlendirilmesi amacıyla geçmişte özel etkinlikler düzenlenmiştir. Bu çerçevede, 2003 yılı "Japonya'da Türkiye Yılı", 2010 yılı “Türkiye’de Japon Yılı”, 2019 yılı ise “Japonya’da Türk Kültür Yılı” olarak kutlanmıştır.

Lozan Antlaşması ve Türk-Japon İlişkilerinin Gelişimi

Birinci Dünya Savaşında İngiltere ile müttefik olan Japonya, Uzak Doğuda Çin’de ve Pasifik Okyanusunda bulunan Alman sömürge ve imtiyaz bölgelerini devralarak kendi imparatorluğunu genişletmeyi başarmışsa da Orta Doğu ve Akdeniz’de İngiliz donanmasına yardım ve destek veren bir ufak donanmayı yollamanın dışında pek faaliyet göstermemiştir.

 

Lozan Antlaşması müzakerelerine, kazanan müttefikler tarafında katılan Baron Hayashi önderliğinde ki Japon heyet, genelinde fazla belirgin bir rol oynamamakla beraber, genel olarak, Lord Curzon’a yardımcı olacak, ifadelerde bulunmaktadır. Örneğin, İsmet Paşa’nın kapitülasyonların lağv edilmesinde ısrar etmesine karşı çıkan Baron Hayashi, Japon tarihinden, örnek vererek, Meiji yönetiminin kendi antlaşmalarını ancak yirmi yılda revize edebildiklerini, Türklerin de kendi hukuki ıslahatlarını bitirene kadar sabır etmeleri gerektiğini söylemişse de, İsmet Paşa, Osmanlı döneminin hukuki ıslahatlarının yarım asırdır devam etmiş olduğunu ve hukuk ıslahatı konusunda, yapılan gerçek işlerin, söylenen sözlerden çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, Baron Hayashi’nin görüşüne kısa ve kesin bir cevap vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ile Japon ’ya Arasında Diplomatik İlişkilerinin Kurulması

Lozan antlaşmasının 1923 yılında imzalanmasıyla, Japonya ve Türkiye tarafları, bir an önce, ikili ilişkilerin kurulması için gereken anlaşmayı sağlamıştır. Böylece, Japonya ve Türkiye’nin eşitlik ve karşılık ilkesine sadık, resmi diplomatik ve ticari ilişkilerinin temelleri, gerçek anlamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılında 19 yüzyıl kapitülasyonlar sisteminin getirdiği eşitliksiz ve imtiyazlara dayalı uluslararası ilişkilerden kendisini kurtarması ile mümkün olmuştur. Bu tarihten itibaren, 1925 yılında Tokyo’da Japon-Türk Dostluk Derneği kurulurken, ilk Türk Dışişleri diplomatı Fuat Togay maslahatgüzar olarak Tokyo’ya atanır ve Türkiye Cumhuriyeti temsilciliğini (Konsolosluk düzeyinde) kurar. Daha sonra, 1936 yılında Tokyo’ya atanan Büyükelçi Hüsrev Gerede, temsilciliği Büyükelçilik düzeyinde yeniden yapılandırmıştır. Bu dönemde, Türk-Japon ilişkilerini en çok ilgilendiren konu, Türkiye ve Japonya arasında ticaretin geliştirilmesi ve dostane ilişkilerin sürdürülmesi olmuştur. Ancak, Türkiye Cumhuiyeti’nin yetkilileri açısından, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda, üzerinde durulan önemli bir sorun, Japon milliyetçileri ve özellikle, Japon Kara Kuvvetleri Genel Kurmayı’nın bazı ileri gelen subayları ile, Sovyetlerden kaçarak Mançurya ve Japonya’ya sığınmış olan Türk Tatar kökenli muhacir topluluğunun, Japonların Asyacı milliyetçi kanadı ile iş birliği içinde bulunmalarıydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Japonya’ya gösterdiği tutum, ise, 1931 yılında Prens Takamatsu’nun Türkiye’yi ziyareti sırasında, Atatürk ile yaptığı görüşmeler çerçevesinde, yakın ve dostane ilişkiler içerisinde gelişmektedir. Örneğin, Türkiye-Japonya Ticaret antlaşması 1934 yılında imzalanmıştır. Ancak, öte yandan, Pan Türkizm veya Pan İslamcılık gibi aşırı akımlara pek hoşgörü ile bakmayan Cumhuriyet yönetimi, muhacir Türk Tatarların Japon milliyetçileri ile kurdukları yakın ilişkilere karışmamakla beraber, Cumhuriyet’in dış ve iç politikalarına ters duran bazı durumlarda, Japonya tarafına uyarı niteliğinde tavırlar sergilemektedir.

Örneğin, 1933 yılında, Japon milliyetçilerinin daveti üzerine Şam’da sürgünde yaşayan Şehzade Abdülkerim Efendi’nin Tokyo ziyareti ve Japonya’da bir yıl kalması, Türk Büyükelçiliği tarafından gayri resmi bir şekilde, sözlü olarak, protesto edilmiştir. Japon subaylarının 1931-32 yıllarında Çin’in kuzey bölgelerinin istilası ve özellikle Mançurya’da Japonya’ya bağlı bir kukla rejim kurmalarının hemen arkasından gelen bu ziyaret, bazı kaynaklara göre, Japon milliyetçi akımının ileri gelen bir subaylar gurubunun, İç Asya veya hatta Orta Asya’da Japonya taraftarı bir İslam Devleti kurma hayallerinin bir parçasıydı. Japon Dışişlerinin konuyla ilgili raporuna göre, Türkiye Büyükelçiliği yetkilileri, böyle bir tutumun, Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanca bir tavır olacağından, sürgün Şehzade’nin Japonya’dan bir an evvel gitmesinin doğru olacağını ifade etmişlerdir.

Sonunda, pek başarılı olmayan bu planın arka planında ki gelişmeler henüz aydınlığa kavuşmamıştır, ancak, olayın kendisi, bu dönemdeki Türk-Japon ilişkilerinin hassas çatışma noktalarını göstermesi açısından ilginçtir.

Öte yandan, bu devirde, özellikle, Türk Tatar muhacirlerlerinden, 1920’li ve 1930’lu yillarda Japonya’ya gelen, Ayaz İshaki, Abdürreşid İbrahim, Muhammed Abdulhakhay, Kurban Ali gibi siyasi kişilikler, bu dönemde Japonya’da teşvik gören Türkçü ve İslamcı faaliyetlerde aktif rol oynamışlardır. Bu dönemde göze çarpan bazı faaliyetler arasında, 1927 yılında Kurban Ali’nin Tokyo’da kurduğu Tokyo İslam Matbaası ve bu yıllarda bastığı Yani Japon Muhbiri Dergisi, 1934 yılında Ayaz İshaki’nin de katıldığı Kobe İslam Topluluğu Kongresi, aynı dönemde Ayaz İshaki’nin Mançurya’da kurduğu ldil-Ural Cemiyeti ve Milli Bayrak gazetesi sayılabilir. Muhacirlerin, Japon yetkililerin ve Mitsui, Mitsubishi, Sumitomo gibi iş çevrelerinin desteği ile inşaa ettirdiği Tokyo Cami’i ise 1938 yılında açılmış ve bu açılış, Japonya’nın İslam dünyasına verdiği önemi uluslararası politikası içinde belirginleştirmiştir. Bu açılışa, Abdürreşid İbrahim, Tokyo Camii imamı olarak nezaret ederken, Türkiye Büyükelçisi katılmamıştır. Bu durum, Türk-Japon ilişkilerindeki görüş ayrılığını açık bir şekilde temsil etmektedir.

 

Kaynaklar:

1)   Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı resmi WEB sitesi.

İnternet Erişimi: https://www.mfa.gov.tr/turkiye-japonya-siyasi-iliskileri.tr.mfa

Erişim Tarihi: 01 Ağustos 2023

2)   Türkler, Cilt: 13 Sayfa: 149-161

 

 

Search